İnternetin kuralları, web 3.0 ve semantik web’in geliştirilmesi ile tamamen değişeceğe benziyor. Alışılmışın çok dışında olacak bu yeniliklere tabii ki Google’da ayak uydurdu ve arama motorunda SEO’ları kişiselleştirdi. Google’da attığınız her adım 180 güne kadar kayıt ediliyordu ama artık bu kayıtlar arama motorunda yaptığınız kayıtlara da yansıyacak; en çok tıkladığınız site, eğer alakalı ise, SEO sonuçlarında bir numara olarak çıkacak. (Bu gelişimde davranışsal belleğin de büyük bir rolü var.) Aslına bakarsanız bu kişiselleştirilmiş arama sonuçları, bizi büyük bir zaman kaybından kurtaracak.

Kişiselleştirilmiş veri
Arama motorları tarafın nelerin takip edilebileceği hayal gücünün sınırlarını zorlamakta… Google’ın geçen hafta ödül alan bu yeni patenti, demografik, psikografik bölümlendirme, kişisel ilgi ve kişisel aktivite verilerini takip edebiliyor. Bu veriler ile Google (veya herhangi bir arama motoru) kişiselleştirme performansını rahatlıkla yapabilir. Sizin için bu verilerin aslında ne anlama geldiğini açıklıyoruz:
Demografik data; yaşı, cinsiyeti, coğrafi konumu, anavatanı, ülke-şehir-eyalet-posta kodunu, geliri, boy-kilo-ırk-inancı, dini, arkadaşlık tercihi, politik tercihler, öğrenim seviyesini, sabıka kaydını ve sağlık durumunu içerir.
Psikografik bölümlendirme datası; davranışları, değerleri, hayat tarzını ve demografik verilerden kaynaklanan fikirleri içeren bir datadır.
Kişisel ilgi verileri; hobi, spor, meslek, yetenek, uzmanlık alanları, noksan noktalar, politik tercihler ve alışkanlıklar gibi ilgi alanların öğelerini içerir.
Kişisel aktivite verileri; kullanıcının eski hayatını, okuma alışkanlıklarını, görüntüleme alışkanlıklarını, arama alışkanlıklarını, gösterilmiş veya seçilmiş önceki metinleri, önceden aranmış siteleri, tıklanmış olan eski ve güncel siteleri, önceki arama isteklerine göre seçilmiş anahtar terimlerini ve önceden yapılan herhangi bir aktivitenin saatini veya gününü içeren verilerdir.
Umarım bu bilgiler, arama motorunun kullanıcılarının daha iyi kategori edilmesi için nelerin dikkate alındığı hakkında ufak da olsa bir fikir vermiştir. Bu verilerle profiller oluşturulduktan sonra, arama motorları profilinizi belirli bir “yafta” ile size uygun bir gruba dahil edecek ve buna göre arama sonuçlarını içerisinde bulunduğunuz gruba en uygun şekilde tekrar sıralayacaktır.
Peki bu SEO için ne anlama geliyor?
Tabii ki bu soruyu şimdi cevaplamak için çok erken, zaten verilecek her cevap sadece bir “tahminden” ibaret olacaktır. Ama son yapılan değişikliklere ve geliştirmelere rağmen kişiselleştirme gerçekten tamamlanamadı. Bu da aslında başka bir soruyu kafada şekillendiriyor “Kişiselleştirmenin neresindeyiz?” Ancak bu sorunun da cevabı hala muğlak. Fakat kesin olan bir şey var ki, kullanıcı bir alanda ciddi anlamda tanımlanamadan, eski standart sonuçların sıralamasının değiştirilmesi söz konusu olamaz ve şu ana kadar geçerli olan SEO teknikleri aynen uygulanmaya devam eder. Bu anlamda ben olsam şimdilik çok da endişelenmezdim.
Kişiselleştirilmiş aramada SEO veya Kişiselleştirilmiş Arama Optimizasyonu
Düşünmemiz gereken bir sonraki konu, “kişiselleştirilmiş arama sonuçlarında nasıl en üstte çıkabiliriz” olmalıdır ama öncelikle bazı noktaların dikkatle ve doğru bir şekilde anlaşılması gerekir. Bu noktalar iyice gözden geçirilmeden bir strateji belirlemek, sadece zaman kaybına neden olur.
- Demografik data - sektör bilgisi,
- Alakalı gösterim
- Tema seçimi
- Anahtar kelime hedefleme
- Kaliteli içerik
- Arama sonuçlarının size dönüşümü
- Meta Taglemeler
- Bookmarking ve Sosyal medya kullanımı
- Site kullanılabilirliği - (kullanıcı gibi düşünmek)
- Analytics incelemeleri (SEO sadece geri dönüşüm ile alakalı değildir)
SEO stratejilerinizin yeni özelliğe ayak uydurması için belki de çok çaba harcamanız gerekmiyor olabilir… Sadece yaptıklarınız biraz daha genişletebilirsiniz.
Başka neler yapmalısınız?
Gezinme stratejileriniz üzerinde yoğunlaşın: Olay sadece kullanıcıları sayfanıza çekmekle bitmiyor, ayrıca onları yakaladıktan sonra hemen siteye “bağlamanız” gerekiyor. Bunu, içerik (scrolling, sayfa derinliği, tıklama verileri, sitede kaldıkları zaman) ve ekstralarıları (favorilere ekleme yapmak,e-posta, sosyal oylamalar/paylaşımlar) inceleyerek ve bunların üzerine sayfanızı geliştirerek yapabilirsiniz.
Evrensel unsurlar: Kişiselleştirmenin ilginç başka bir bakış açısı ise evrensel arama sonuçlarıdır. İkincil anekdotlara göre; arama sonuçlarının “ne zaman nerede yer aldığı” da kişiselleştirilmiş sonuçları etkileyen diğer bir unsur olarak kullanılacaktır (yerel, alışveriş, video, haberler..)
Android’i unutmayın: Klasik web aramalarının dışındaki elementlere de artık dikkat etmeye başlamalıyız; özellikle hem mobil dünyaya hem de Google TV’ye güç veren Google Android’i. Bu demek oluyor ki; kullanıcıları bağlamak için, daha fazla geniş davranışsal veri ve yeni yollar olacak.
SEO kalite araştırması: Hedeflediğiniz pazarlama alanlarını anlamaya daha çok özen gösterin çünkü peşinde olduğunuz pazarlama alanlarının ne kadar kaliteli olduğunu araştırmak aslında yararlı olabilir. Demografiğinizi daha iyi anlamaya çalışın ve buna göre içerik programlarınıza şekil verin.
Reklam yararını küçümsemeyin: Başka bir ilginç veri ise kullanıcıların Adwords gibi dijital reklamlardaki tıklama ve gezinme davranışlarının başka bir sıralama faktörü olabileceğidir. O noktada biri, kullanıcı çeşitlerinin gösterilmesi, reklamınızı etkileyebileceği için aktif olan herhangi bir reklamla iyi ilişkiler kurmayı garantilemek isteyebilir.
Google Caffeine ile bağlantısı
Son olarak söylemeliyim ki kişiselleştirme daha fazla güç gerektirecek. Daha fazla güç sahibi olma umuduyla , özellikle Google’ın son Caffeine altyapısındaki güncellemeler ile birlikte, bizim için önemli olan noktalara daha da yakınlaşmış olabiliriz. Sosyal tabloya olan ilginin ikiye katlanmasını SEO anlamında daha ciddi bir şekilde incelemek gerekiyor.
Kişiselleştirilmenin ne ölçüde olması gerektiği aslında çok farklı bir araştırma gerektirmektedir. Şimdilik daha önceden olduğu gibi, çoktan kullanımda olan pazarlama ve optimizasyon tekniklerini daha da iyi kullanmaya başlamak akıllıca olur.
Yorum Yap