1.   SEM’i dikkate almadan reklam kampanyası düzenleme

Bir şirketi yönetmek için “en sert” SEM taktiklerini bilmek zorunda değilsiniz ama ciddi marka reklamları için SEM’in temelini de bilmek gerekir. Şirketinizin SEM’unu mutlaka bir ajansa vermeniz gerekli değil, ancak markanızı ve stratejilerini sıralamaya sokabilmeniz için kesinlikle marka yönetimi ve stratejilerini bilen birine ihtiyacınız var. Zaten SEM yapacak kişinin, ikisini de anlaması gerekir. Bunları anlamayan veya göz ardı eden kişi, sadece SEM stratejilerinizi yavaşlatmaz ayrıca, negatif etkileri de olabilir. Sezgileri kuvvetli ve akıllı olan biri, kampanyanızı yükseltmekte çok etkili olabilir ve size mazeretler yerine başarılı bir raporla dönecektir.

2.  SEM’i içeriden birileri halleder zaten…

SEM yönetimi, birkaç kampanya düzenleyip sonra SEM hakkında her şeyi biliyorum diyebileceğiniz bir beceri değildir. Hatta tam tersine her an değişen, senelerdir bu işi yapan kişileri bile bazen afallatabilen ve başarılı yönetim için her daim yeni yollar öğrenilmesi gereken bir iştir. Firma içerisinde SEM yapacak kişiler genelde deneyimsiz veya uzmanlık alanı SEM olmayan fakat diğerlerine nazaran daha çok boş vakti olan kişilerden seçilir. Aynı zamanda eğer iyi bir “araştırmacı” değillerse de, kaynaklara ve esas yetenek temeline ulaşımları sınırlı olabilir.

Eğer büyük ve bilindik bir markaysanız ve belli bir bütçe ile düzgün bir SEM yönetimi yapmayı istiyorsanız, 2-3 kişilik bir takımdan oluşan tam zamanlı bir SEM ajansı ile anlaşmanızı tavsiye ederiz. Bu sayede ajanslarda sizinle beraber çalışacak insanların daha gelişmiş yeteneklerden ve diğer kampanyalardan kazandıkları deneyimlerinden yararlanmış olursunuz. Tabii ki söylemek istediğim kendi içinizde tam kadro bir SEM takımı kuramayacağınız değil ama bu işi hiç yapmadıysanız, stratejinizi dikkatli çizmeniz gerekir.

3.   SEM’ya gerçek gelir kaynağı gözü ile bakmamak

Genelde firmalar SEM faaliyetlerini kendi başlarına yürütüyorlar veya düzgün bir ajans seçimi yapamıyorlar. Bu nedenle de 10 firmanın 7’sinin herhangi bir stratejisi, anahtar performans indikatörü veya hareket planı bulunmuyor. Sonuçta SEM ve SEO için paralarını çoğunlukla çöpe atıyorlar veya bütün dijital aktivitelerden soğuyorlar. SEM sadece, link oluşturuculardan, içerik yazarlarından veya Adwords’ten fazlasıdır; strateji, düşünce, araştırma ve odaklanma gerektiren gerçek bir “Pazarlama Disiplini”dir. Doğru pazarlama ile yatırım getirinizin ne kadar arttığını gözlemleyebilirsiniz.

4.   Genel Marka trafiğini ve satışları anahtar kelime setlerinden ayrı tutmamak

Marka trafiğinin ve satışların, anahtar kelime seti ile ayrı tutulmaması çok yanlış olur; “SEM” getirisine bir bütün gözüyle bakmak ve kanalın sağlıklı olduğunu varsaymak kesinlikle aldatıcıdır. Çoğu durumda marka trafiği, yatırımın geri dönüşünün bir parçası olarak satışlarla birlikte verilir ve bu kesinlikle yatırımın geri dönüşümünün ne kadar olduğu konusunda pazarlamacıları yanıltacak bir veridir. Özellikle rekabeti çok olan sektörlerdeki bazı markalar bu işi gayet iyi bir şekilde yapabiliyorlar ama daha geleneksel markalar için aynısı söylemek biraz zor.

5.   SEM takımını işleyişin içine dahil etmemek

Bütün pazarlama planlarından basın bültenlerine, ürün açıklamasından PR karmaşasına kadar SEM takımı, her adımdan haberdar olmalıdır. SEM yönetiminde çoğu zaman ilk hamleyi yapanın avantajı vardır, özellikle halkla ilişkilerde. Takımınızın sınırlarını belirlememek uzun dönemde markanızın hasara uğraması demektir. Örneğin bir marka, kendisiyle ilgili bir basın bültenini sitesindeki “Halkla İlişkiler” bölümünde yayınlamadan dağıtırsa, basın bültenini otomatik yükleyen üçüncü bir parti haber sitesi Google tarafından daha çabuk indekslenir ve organik aramalar için ilk sırada bu haberin çıkması biraz zorlaşır.

  • Share/Bookmark