Sosyal medya,farklı insanlarla etkileşim ve mesleki gelişim için kadınlara bir çok fırsatlar veriyor. Bazı insanlar kadınların sosyal medyadaki konumunu ve hareketlerini sadece “dedikodu yapmak”  veya “çöp-çatanlık için” kullandıklarının düşünüyor ama kadınların sosyal medyadaki yeri insanların yakıştırdığı gibi yüzeysel değil, hatta kadınlar yapıştırılan bu “etiket”lerden daha da fazlasına sahip.

Bu yüzeysel açıklamalar ne kadar yanlış olsa da bizi “kadınların sosyal medyayı, sosyalleşmek için bir fırsat olarak görmenin” yanında neden kullandıklarını araştırmaya itti. Üstelik bunu sadece insanların kadınlar hakkındaki yanlış yorumlarını düzeltmek veya savunmak için yazmıyoruz :) Sadece kadınların sosyal medya ile aralarında çok daha değişik bir bağ olduğuna inanıyoruz. İnterneti aktif şekilde kullanan 25 milyon kadın bir şekilde sosyal medya ile bağlantılı. Facebook ve Twitter gibi sitelerdeki kadınların çoğunlukta olduğunu herhalde duymuşsunuzdur. Kadınların sosyal medya ile bağlarının fazlalığı, sosyal medyayı sadece iletişim kurmak amaçlı kullanmadıklarının bir göstergesidir.

Wominnovation – Kadın Yaratıcılığı

Yapılan bir araştırmanın sonuçları oldukça şaşırtıcıydı. Mesela toplum dil bilimcileri, iletişimde kadınların yaratıcı olduğunu buldular, özellikle konuşmanın yeni formlarında. Neredeyse 15.yy’dan 20.yy’a kadar kadınların dilin üstündeki etkinliği rahatça görülebiliyor. Buna en iyi örnek ise, 20.yy’ın ortalarında Avusturyalı bir grup genç kızın Avusturya ana dilini, iki dilli dile çevirmeleridir (Macarca’dan Almanca’ya çevrilmiştir).  Bu iletişim için o kadar güçlü bir adım oldu ki, Almanca dili neredeyse 400 yıllık etkisini korumuştur.

Günümüzde kadınlar, sosyal medya üzerinden halen dillerine yenilikler katmaya devam ediyorlar, bir çeşit yazma ve konuşma dilinin karışımı ortaya çıkıyor. Sanırım bu, kadınların sunduğu dilin yeni formunun mükemmel bir örneğidir.

Kadınların sosyal medyaya bu kadar çok ilgi duymalarının sebeplerinden biri, kazandırdığı simgesel sermaye ve kültürümüzde temsil ettikleridir. Sosyal açıdan değişimi vurgulayan dil değiştikçe, sosyal medya gibi iletişimin gelişmekte olan formlarını benimseyen insanlar, farklı sosyal kimlikleri de kucaklıyorlar. Sosyal medyanın temsil ettiği kişilik; modern, iletişimde ve biraz da cesur. Bu; belli bir yere kadar transparan olmakta rahat, bilgi edinmeye teşvik eden ve global bir bakış açısı olan bir kimliktir. Bu kimlik ayrıca doğal olarak da katılımcıdır ve kendi kişiliklerine yeni değerler ekleyebilmeleri de kadınların sosyal medyayı neden bu kadar çekici bulduklarının başka bir nedenidir.

Sosyal medyanın kadınlar tarafından bu kadar çok ilgi duyulmasının bir başka nedeni ise; sosyal medyanın kadının yaşam standardına daha yararlı olması ve farklı gelişim olanakları sunmasıdır. İster iş sözleşmesine yarar sağlasın, ister karar vermeye, ilişkileri ayarlama veya diğer sorumlulukları bir arada götürmeyi sağlasın; sosyal araçlar, kadınların değişik açılardan yaşam tarzlarını düzenlemeleri için kullanışlı ve etkili yollar sağlar. Sosyal medyanın duygusal olarak tamamlayan özellikleri ile birlikte sağladığı pratik yararlar, kadının sadece sosyal medya ile bağlarının devam etmesini sağlamakla kalmayacak, ayrıca buna bağlı bazı değişiklikleri de getirecektir.

Kadınlar, sosyal medyanın kendilerine sağladığı duygusal ve pratik yararları çekici buluyorlar ama aynı zamanda bu, erkekler için de aynı derecede çekici oluyor. Tabii bu faktörün de doğru olması ile birlikte, arada ufak da olsa “neden kadınların erkeklerden daha çok sosyal medyada aktif oldukları” gibi sorular oluyor. Bu sorunun cevabı aslında sosyal değişimle alakalıdır.

Sosyal Medya & Sosyal Değişimler

Önceden de söylediğim gibi dildeki değişimler, aslında sosyal değişimin sembolüdür. Sosyal medyanın simgelediği şey, düşüncelerini dile getirmek için hem bilgi hem de alan sağlamasıdır. Şu ana dek yeni liderlere, uzmanlara ve seslere “masada bir yer bulabilmeleri” için yeni bir kapı açmıştır. Kadınlar bu tip bir sosyal değişimden erkeklere kıyasla daha çok yararlanabilmiştir çünkü kadınlar toplumdaki etkili ağlarda ve liderlik rollerinde daha pasif bir haldedir. Bu kadar ilerlemenin yanı sıra kadınlar, toplumumuzun yapısından dolayı halen bir sürü adaletsizlikle yüzleşmelere ve mobbinge de maruz kaldıklarını unutmamak lazım. Büyük olasılıkla bu zorluklar kadınları sosyal medyaya ve sosyal değişime iten nedendir.

Kadınların sosyal medya ile bağlarının nedenini anlamak, kadınların sosyal medyadaki yerine ve gelişmekte olan teknolojilere tamamen farklı bir boyut kazandırır. Bu, ne kadınlara özgün konuşma sitili ile alakalı ne de kadınların sahip oldukları evrimsel içgüdü ile alakalıdır. Aslında, taşıdıkları farklı kişilik katmanları ile kadınların arasında iletişim kurmakla alakalıdır. Kadın tüketiciler tek taraflı değillerdir: değişik etik değerlere sahiplerdir ve farklı mezheplerden gelmişlerdir, çocukları vardır ya da yoktur, farklı seviyede eğitim düzeyleri vardır ve bir sürü değişik fikir paylaşırlar.

Kadınları, sınırlı ve sıradan insanlar olarak değil de bir bütün görmek ve teknolojiye olan ani ilgilerinin kişiliklerinin değişik bakış açılarının yansıması olduğunu anlayabilmek, kadınlara sanal dünyada ulaşabilmeyi ve bağlayabilmeyi umut eden organizasyonlar için iyi bir başlangıç noktası olur.

Bersay’ın araştırmasından yararlanılmış ve Mashable‘dan alıntı yapılmıştır.