SEO’nun trafik çekme stratejisi olduğunu herkez biliyordur. Amacınız sitenize rakiplerinizin gelmesindense, ürünleriniz ve servislerinizle ilgilenen kitleyi çekmektir.

Sitenizi birkaç sıra yukarıya çıkarmak için zaman ve enerji harcıyorsunuz ama odaklanılması gereken bir başka noktanın, ziyaretçilerin sitenize geldikten sonra yaptıkları eylemler olduğunu unutmayın. Eğer ziyaretçi; sitenize gelip aradıklarının sitenizde olmadığını farkettikten sonra hemen sitenizden çıkıyorsa, sıralama için harcadığınız bütün emek boşa gitmiş demektir.

TBM pazarlamacıları, tıklamadan sonra olacaklara daha çok enerjilerini odaklamaya meyillilerdir. Çünkü tıklama başına maliyet ödüyorlar ve ziyaretçiler hemen çıkmak için tıklarsa ortada belirgin bir risk oluşur. Birçok SEO bunu çoktan yapmıştır ancak, bu alanda yeniyseniz, bir sonraki adımda ne olacağını düşünmeden sıralamada üstlerde çıkma yönteminde başarısız olmanız olasıdır.

Halihazırda sahip olduğunuz trafiği daha iyi kullanmak için birkaç çözüme göz atalım.

Internet Evresi

Eskiden üreticiler, pazarları yönetebiliyordu. Ford markasını sahibi Henry Ford’un eskiden söylediği gibi; “Herhangi bir renk arabaya sahip olabilirsiniz, siyah olduğu sürece”.Tüketicilerin çok fazla seçme şansı olmadığı dönemlerde üreticilerin tüketici üzerinde ciddi bir üstünlüğü ve yönetebilme şansı vardı. Pazar alanlarında derin bir rekabet yoktu. Internet bunun tam tersidir.

Internet pazarların derin bir karışımıdır. Herhangi biri, herhangi bir yerde birkaç gün veya birkaç saat içerisinde “mağaza”sını web ortamında kurabilir. Bu işe girişmek için çok az engel var ve her dakika birkaç yeni websitesi oluşuyor. Böyle bir değişim ile; tüketici karar verme yetkisine sahip oldu ve güç, üreticiden tüketiciye geçti. İnternet üzerinde böyle bir karar vermek bir dakikadan az zaman alabiliyor.

Böyle bir ortamda, kullanıcı- merkezli pazarlama öncelikli geliyor. Eğer ziyaretçileri memnun etmezsek, başka bir yere gitmeleri oldukça kolaydır. Burada çok küçük bir nokta #1. sırayı sağlıyor; eğer kullanıcı gördüklerinden memnun kalmazsa, sitenizden çıkar ve arama sonucu sayfasının aşağılarındaki rakibinizin sitesine tıklar. Ayrıca Google’ın ölçüm olarak kullanıcı tavırlarını da göz önünde tutması önemlidir; eğer yeterli kullanıcı aradıklarını sitenizde bulamazsa, bu sizin sıralamanızı da etkileyebilir.

Peki bir kullanıcının gitmesini veya kalmasını sağlayan nedir?Tabi ki ziyaretçi hemen karar verecektir. Yapılan testte, ziyaretçilerin sitenize geldiklerinde  öncelikli olarak yaptıkları şeyin sitenizin arama yaptıkları sorguya cevap verip vermediğini anlamak için taradıklarını ortaya çıkardı. Eğer cevap vermiyorsa, başka yere gidiyorlar. Eğer istatistiklerinize bakarsanız, ziyaretçilerinizin  büyük bir bölümünün bu davranışı sergilediğini görebilirsiniz.

Aklınızda tutmanız gerekenler:

  • kullanıcıların seçme hakkı olduğunu
  • kullanıcıların çabuk karar vereceklerini
  • kullanıcıların fazla düşünmek istemeyeceklerini

Ziyaretçier ile ilşkide olabilmek için üç açının eş zamanlı çalışması gerekiyor: tasarım, kullanılabilirlik ve hizmet

Görsel Tasarım

Uygun bir tasarımın nedeni; ilk izlenimin herşeyi belirlemesindendir.

“Uygun” olan nedir? Tabi ki bu her site ve her ziyaretçi için değişir ve çoğu da ziyaretçilerinizi ne kadar iyi anladığınıza, bildiğinize dayanır. Çekiciliğe ve görselliğe odaklanan yüksek kalite bir moda tasarımcısı; akademik toplum için sitesini diyazn eden bir webmaster’a göre daha farklı bir görsel tasarım uygulayacaktır.

Her iki yaklaşımın ortak noktası, ziyaretçiye bekledikleri şeyin gösterileceğidir. Bu, ziyaretçiyi analamanız gerektiğinin altını çizer.

Bir sonraki adım…

Kullanılabilirlik

Ziyaretçi doğru yerde olduğuna karar verdiğinde, atacağı bir sonraki adım aşikar olmalıdır. Kullanılabilirlik, sitelerin kullanımını kolaylaştırmayı içeren bir uygulamadır. İşlem sürecinde siteler, olabildiğince basit olmalıdır ve karışık navigasyon şemaları içermemelidir.

Çünkü kullanıcılar, kolaylıkla başka bir siteye gidebilirler; sitenizle uğraşmaları için bir nedenleri de yoktur, bu yüzden eğer siz kişilerin sizinle iletişime geçmesini zorlaştırırsanız, kimsenin de umurunda olmayacaktır.

Hizmet

Eğer ziyaretçinizi buraya kadar getirebildiyseniz, sayfanızın görünüşünü beğendiyse ve ziyaretçi yolunu kolaylıkla bulabiliyorsa, bu yeterli olacak anlamına gelmez.

Ziyaretçinin sizinle iletişime geçmesi için ayrıca iyi bir nedene daha ihtiyacı vardır: onlara ne öneriyorsunuz? Rakibinizin önerdiğinden farklı olarak ne öneriyorsunuz? Bu noktada pazarlama  stratejiniz önemlidir, özellikle eşsiz satış promosyonlarında. Gerçekten istedikleri bir şeyi mi öneriyorsunuz? Eğer değilse, teklifinizi bir daha düşünmelisiniz.

Ziyaretçiye sizinle iletişime geçmesi için iyi bir neden sağlanmanızın yanısıra, bu neden ayrıca açıkça belirtilmelidir. Kendi kendini belli etmelidir. Eğer kullanıcının aradığı şey, üçüncü sayfasının yoğun yazıları içerisine gömülmüşse ve bunu araması gerekiyorsa, ziyaretçi büyük olasılıkla sitenizden ayrılacaktır. Sunduğunuz şeyin büyük yazıldığından emin olun.

Eğer kullanıcıyı sayfada tutmak istiyorsanız, yukarıdaki üç ana maddeye önem göstermelisiniz: tasarım, kullanılabilirlik ve hizmet.

Aşağıda bu üç maddenin uygulanabirliğini de bulunmakta:

Pratik İpuçları

1. Uygun Bir Tasarım Oluşturun

Rakiplerinizi değerlendirin, özellikle en başarılı olanlarını. Görsel tasarım bazında herhangi bir benzerlik var mı? En iyi olanın tasarımını alıp benzerliğini çok bozmadan daha yeni bir hale getirin.

Ziyaretçilerinizi tanıyın. Kimler? Beklentileri nelerdir? Pazarlama firmalarından, ziyaretçilerinizin profilini tanımlamada yardımcı olacak demografik araştırma raporları alabilirsiniz. Anketler ve yorum yapmayı sağlamak, geri bildirim almanın başka yollarıdır.

Test edin. Ziyaretçilerin farklı tasarımlara nasıl tepki verdiğini görmek için a/b testini uygulayın. Kullanabileceğiniz Goolge Optimizer gibi ücretsiz araçlar mevcuttur.

Önsezi ve deneyim. Tasarım çoğu zaman önsezi ve geçmişteki başarılar ile işe yarar. Eğer tasarımcı değilseniz, kullanıcı-merkezli tasarım ve kullanılabilirlikten anlayan birini işe alın. Çoğu web projesi, uygun olanın üzerine düşmektense, daha çok fon müziğine odaklandıkları için çöküyor.

2. Sitenizin Kullanımının Kolay Olduğundan Emin Olun

Kullanılabilirlik üzerine araştırma yapın.

Test edin. Kullanıcı davranışını gözlemlemek için loglarınızı takip edin. Eğer yapabiliyorsanız, sitenizi test eden kullanıcılar sitenizde gezinirken, adımlarını birebir takip edin. Süreci engelleyen ortak engelleri gözlemleyin ve gerekirse tekrar tasarlayın.

3. Kişilerin Sizinle İletişime Geçmesi İçin Herhangi Bir Neden Eklediniz Mi?

Pazarlama stratejinize geri dönün. Rekabete dayalı bir teklifiniz var mı? Ziyaretçilerinizin hoşuna gidecek onlara özel ayrıcalığınız nedir?

Sizi diğerlerinden ayıran kilit noktlara bir kere karar verdiğinizde, bu noktaların ziyaretçilere açık bir şekilde sunulduğundan emin olun.

Ziyaretçilerin itirazlarına önem verin. Ziyaretçilerin isteklerini karşılamanız yetmeyebiliyor, eğer itirazları varsa onları da çözmelisiniz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>